Archive for the ‘Tavus Kusu’ Category

KONGO TAVUS KUÅžU

Salı, Eylül 25th, 2007

(Afropavo congensis)

«Kongo tavus kuÅŸu» mı tabiat bilginleri uzun zaman gerçek sülünlerin hep Avrasya ile DoÄŸu Hint adalarının yerlisi olduÄŸunu zannetmiÅŸlerdi. Gelgelelim, Belçika Kongo’su kuÅŸları konusunda dünyanın en büyük otoritesi sayılan Dr. James P. Cha-pin, 1936′da Kongo tavusu adında bir Afrika türünü tanıtmak suretiyle bilim dünyasını ÅŸaşırttı. Bu keÅŸif, yüzyılın kuÅŸlarla ilgili en mühim haberi sayılmıştır.
Chapin 1913′te Kongolu bir kabile reisinin baÅŸlığında tanımadığı sülünvari bir kuÅŸun iki, üç tüyüne rastlamıştı. Yıllardan sonra Belçika müzelerinin birinde, uzun zaman genç tavus kuÅŸları olduÄŸu sanılan iki eski doldurulmuÅŸ kuÅŸ keÅŸfetti ve bunların Belçika Kongosu’nda yaÅŸayan tavusumsu bir sülün olduÄŸunu anladı. Bunun üzerine derhal Afrika’nın yolunu tutarak birkaç Kongo tavusunu Avrupa’ya getirmeyi baÅŸardı. Bu türün erkeÄŸi pırıl pırıl bir siyah renktedir. Başının tepesinde beyaz tüylerden süslü bir sorguç göze çarpar,
Kongo tavusu, bir zamanlar Kongo ormanlarında çok yaygındı. Fakat Pigme’ler tarafından avlana av-lana ender bir kus haline gelmiÅŸtir. Tabiat bilginlerinin kuÄŸun varlığından uzun zaman habersiz kalmaları da bu yüzdendir.

ARGUS TAVUSU veya öbür adıyla ARGUS SÜLÜNÜ

Salı, Eylül 25th, 2007

(Argusianus argus)

«Argus tavusu», Siyam’da, Malaya’ da, Borneo’da ve o çevredeki adalarda yaÅŸar. Adım bir efsaneye borçludur. Yunan Mitolojisinde Argus, ilâhların kralı Zeüs ile Niobe’nin oÄŸluydu. Yüz gözlü bir canavar olan Argus her an tetikteydi, fakat ilâhlardan Hermes bir gün ona büyü yaparak hayatına son verdi. Bunun üzerine Zeüs’ün karısı Hera, canavarın gözlerinden tavus kuÅŸu’nu süslemekte yararlandı.
Argus tavusu’nun, güzelliÄŸinden ötürü duyduÄŸu gurur bazen feci ÅŸekilde ölmesiyle sonuçlanmaktadır. Argus tavusu’nun erkeÄŸi, güzelliÄŸini gözler önüne sermek için kendine orman içinde yassı bir alan seçer ve buradaki bütün yapraklarla dalları kaldırmaya giriÅŸir. Bunu bilen Dyak’lar ve baÅŸka yerli kabileler de Argus tavusu’nun çalıştığı yere ustura keskinliÄŸinde bambu deÄŸnekleri dikerler. KuÅŸ bunları sökmeye çalışırken çok kere boynunu keser ve kan kaybından ölür. Argus tavusu’nda güzel gözlerle süslü uzun tüyler, iç kanat tüyleridir. Bu kuÅŸ da kuyruÄŸuyla birlikte 160 -180 santim uzunluÄŸundadır. DiÅŸi belirli derecede daha ufak ve daha süssüzdür.
«Harikulade gözlü sülün» ün (Reinardia ovellata) de kendine göre bir özelliÄŸi vardır: ErkeÄŸinin iki orta kuyruk tüyü 10 santim eninde ve 180 santimden uzundur. Tabiat bilginleri bu kuÅŸun iki türünü tanımaktadırlar: Biri Hindiçini’de, öbürü Malakka yarımadasında yasar. Her ikisi de sık otların arasında gezer ve göze gözükmemeye çalışırlar. KuÅŸ uzmanı Jean Delacour bu kuÅŸun birkaç tanesini diri olarak Avrupa’ya götürene kadar, gözlü sülünü Batıda fazla tanıyan yoktu.

TAVUS KUÅžU (Pavo cristatus)

Salı, Eylül 25th, 2007

TABİATI EN SÜSLÜ YARATIKLARINDAN BİRİ TAVUS KUŞU
«Tavus kuşu», hiç bir kuşun boy ölçüşemeyeceği güzellikteki üst kuyruk tüyleriyle meşhurdur. Fakat bu güzel kuyruk kuşun yalnız erkeklerinde vardır. Dişi, erkeğe kıyasla çirkindir.
Erkek tavus kuşu çiftleşme mevsiminde, mavi gözlerle süslü sedefli altın ve yeşil tüylerden meydana gelmiş kuyruğunu yelpaze gibi açarak göz önüne serer. Bu güzel tüyler, aslında siyahımsı renkte olup yelpaze tüylerinin altında gizli bulunan gerçek kuyruk tüyleri değildir. Kuşun kendi yaklaşık olarak 110-125 santim, kuyruğu ise 120-130 santim uzunluğundadır. Kuyruğunun güzelliğine karşılık tavus kuşunun çirkin ayakları ve tatsız bir çığlığı vardır. Kanatları kısa olduğundan kovalanınca dahi bir süre koşar ve ancak yüksekçe bir yere varınca kendini havaya bırakır. Bununla beraber pek uzağa uçamaz. Nedense insandan çok, köpeklerden ve başka iri dört ayaklı memelilerden korkar.
Birçok dillerdeki «tavus kuÅŸu kadar kibirli», deyimi, bu kuÅŸun, güzelliÄŸinin farkında olduÄŸuna delildir. Bu hal zaten tavus kuÅŸu’nun, kuyruÄŸunu, sade renkli diÅŸilerden baÅŸka, kendisini seyreden insanlara yelpaze gibi açmasından bellidir.
Tavus kuÅŸu Güney DoÄŸu Asya ile DoÄŸu Hint adalarının yerlisidir. Eskiden bazı DoÄŸu memleketlerinde mevki sahiplerinin, üzerine tavus kuÅŸu tüyü takmaları âdetti. Birçok ülkelerin folklorunda tavus kuÅŸu’nun bahsinin geçmesi, bu kuÅŸun yüzyıllar önce evcilleÅŸtirildiÄŸini gösterir. Hindistan’ın birçok bölgelerinde kutsal bir kuÅŸ sayılır ve himaye görür. Birçok Hindu tapmaklarının etrafında rahipler tarafından bakılan tavus kuÅŸu sürüleri dikkati çeker.
Tavus kuÅŸu’nun ilk hangi tarihte Avrupa’ya götürüldüğü belli deÄŸildir. Eski Yunanlılar bu kuÅŸu bilirlerdi. Roma imparatorlarından bazıları ise ziyafetlerde misafirlerine, Hindistan’ın en pahalı baharlarıyla piÅŸirilmiÅŸ kazanlar dolusu tavus kuÅŸu beyni ve dili ikram ederlerdi.