Archive for the ‘Tavuklar’ Category

Tavuk Cinsleri 3

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

Crevecoeur:

«Crevecoeur» bir normandiya tavuğudur. Bütün uğraşmalara rağmen pek fazla yaygın bir hale gelememiştir. Tavuğu da, horozu da görünüş bakımından pek sevimlidir. Başm her tarafından sarkan ve gözleri kapanan 8 -10 santim uzunluğunda sık bir tepeliği vardır. Bu tepelik tavuğun çevik hareketlerini önlediği gibi göz hastalıklarına da sebep olur. Tüyleri yeşil parıltılı düz siyahtır. Ayakları dört parmaklı ve siyah renktedir. Baş iridir. İbikleri horozda 3 - 4 santim, tavukta bir santim büyüklüğünde, birbirinden uzak iki boynuz meydana getirir. Horozun sakalı küçük, tavuğunki ise, boğaz ve gerdan tüyleri arasında görünmeyecek derecede ufaktır. Yanaklarda çatal sakal vardır. Eti gayet makbuldür, 65-70 gram ağırlığında büyük ve bol yumurta verir. Yalnız hava ve yer değişimine pek zor uyabildiğinden yetiştirilmesi oldukça güçtür.

Faverolles:

Bu ırka Fizan tavukları bulunan kümeslere Brahma, kızıl nemse veya Dorking horozu koymakla elde edilmiÅŸtir. Bu ırkm çıkış yeri Fransa’dır, İsmini aldığı köyden gelmektedir. Örnek cinsi kırmızı olanıdır. Bir de karyaÄŸdılı olanı vardır. Horozlarının tüyleri koyu Brahma veya gümüşî Dorking horozu rengindedir. TavuÄŸu nemse tavuÄŸundan ufaksa da, yine de iri sayılır. DeÄŸiÅŸik iklimlere gayet kolay uyar ve yetiÅŸtirilmesi hiç zor deÄŸildir. Biraz ağır yürüyüşlü ve gezmeyi sever olduÄŸundan, bol yemle kapalı yerde çabuk semirir. Eti orta derecededir. Yenmek için iyi piliç yetiÅŸtirir. Yumurtası orta ağırlıkta ve aleladedir.

Nemse (Cochin):

Memleketimizde . «Nemse» adı verilen, Avrupa’da «Cochin» ismiyle tanınan bu tavukların çıkış yeri Çin’dir. Tüylerinin renkleriyle ayrılan birçok Cinsleri vardır. En meÅŸhurları kızıl, keklik rengi, siyah ve beyaz olanlarıdır. Cüsseleri gayet iri ve kalındır. Yaşını almış horozlar 5-6 kilo gelebilir. Gözü çeken bir hali vardır. Başı nispeten küçüktür. Boynu kısa ve iridir. Omuzları çıkık kanatları ufak, kalçalar ve ayakları kalındır. Kuyruk kısa ve diktir. Kalça, böğür ve kana tüyleri kabarıktır. Kızıl olanında renk açıklı koyulu kızılsa da, keklik renginde olanı siyahla karışık kızıl, bazı yerleri de kırmızıdır. Beyazla siyah cinsi düz renktir. Hava deÄŸiÅŸimine karşı çok dayanıklı ve dalgun vücutlu oluÅŸu, onu makbul tavuklar arasına sokmuÅŸtur. Derisi kaim ve sarımtıraktır. Eti de pek iyi deÄŸildir. Vücudunun ağır oluÅŸundan tarlalarda pek dolaÅŸamaz. Küçük cüsseli tavuklarla çiftleÅŸtirilerek o ırkın irileÅŸmesinde önemli rol oynar.
Kabugu pembemsi sarı ve orta boyda olmak üzere yılda 110-120 yumurta verir.Sık sık kuluçka olur.

Brahma:

Bu tabuk ırkı ilkin Hindistan’da yetiÅŸtirilmiÅŸ, oradan Amerika’ya alınarak, 19. yüzyılın ortalarında da Avrupa’ya getirilmiÅŸtir, Brahmalar, Nemselerle akrabadırlar. Nemse’den ibiÄŸinin kıvırcık, kuyruÄŸunun daha uzun ve kalkık, kanatlarının biraz daha kısa ve göğsünün yuvarlak olmasıyle ayrılır. İki cinsi vardır. Biri karyaÄŸdılıdır ki, atkı ve kuyruÄŸundan baÅŸka bütün vücudunun tüyleri beyaz görünür. Atkı geniÅŸ, beyaz, saçakları siyahtır. Kuyruk siyahsa da iki büyük tırpanın etrafı beyaz, yani ÅŸeritlidir. Öbürü koyu, keklik cinsinden tüylerle süslüdür. Yalnız kırmızı renk yerine horozda beyaz, tavukta kır bulunur. Eti oldukça iyidir. Yılda 75 gram ağırlığında 120 -125 yumurta verir.

Fizan (Houdan)

«Houdan» veya öbür adiyle «Fizan» ırkı bugün Fransız tavuklarının en tanınmışlarından biridir. Rengi genellikle siyah - beyaz serpmelidir. Ayakları beş parmaklıdır. Tepelik, gerdan ve çatal sakal tüyleri beyaz ve siyah serpmelidir. Ayakları siyah lekeli beyazdır. Diğer tarafları da siyahlı beyazlı ise de, kanatları kapalı olduğu zaman görünen tüyleri düz beyazdır. Tepeliği ve gerdanı haddinden fazla büyümemiş olursa şiddetli soğuk ve sıcağa dayanıklıdır. Çabuk yetişir. Yalnız erken çiftleşmeye başladığından, piliçlerin gelişmesi bozulabilir. Eti iyi ise de Hacıkadın ve Breş kadar makbul değildir. Semirme kabiliyeti ortadır. Pek nadir kuluçka olur. 55 - 60 gram ağırlığında yılda 25 yumurta verir. Görünüşü güzel olduğundan, sevimli bir kümes hayvanıdır.

Tavuk Cinsleri 2

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

Arden (Ardennaise)

Arden tavuÄŸu, Fransa’nın Kuzey DoÄŸusunda, kendi kendine ıslah edilerek meydana gelmiÅŸ bir tavuk çeÅŸididir. Vücutça oldukça küçüktür. Adi ve küçük bir ibiÄŸi, kısa bir gagası, zarif ve orta uzunlukta kırmızı sakalları, dar bir gövdesi, uzun tırpanlarla süslü bir kuyruÄŸu, koyu mavi renkte nazik ayakları vardır. Bu tavuk düz keklik rengindedir. Bütün tüyleri koyu renktedir.
Arden tavuğu da hava değişimine dayanıklıdır. Başı boş dolaşmayı sever. Bir parça yabancadır denebilir. Her ne kadar eti orta derecede ise de, boyunun ufak, göğsünün pek Solgun olmaması yüzünden eti için pek beslenmeye değmez. Ayrıca semirtilmesi de güçtür. Yumurtlama kabiliyeti de orta derecededir.

Dorking

İngiltere’de pek makbul olan bir tavuk çeÅŸididir. Birçok türü yanında, bugün fazlaca yaygın «balta ibikli» denilen iki türü vardır ki, biri kır, öbürü gü’müşü olanıdır. Bunlardan baÅŸka altın, beyaz ve kaplan renginde olanları da vardır. Kemikleri ince olmasına raÄŸmen cüsse bakımından en iri tavuklardan sayılabilir. Sırtı uzun, boynu ve ayakları kısaca, omuz araları geniÅŸ ve çıkıktır. Göğsü geniÅŸ, yüksek ve tümseklidir. İbik horozda kalkık, tavukta bükülmüş ve yatıktır. Ayak pençesi beyaz renkte ve parlak pulludur. Üçü ileride ve ikisi arkada olmak üzere beÅŸ parmağı vardır ki, bu tavuÄŸun özelliÄŸidir.
Eti çok güzel ve yumurtlama kabiliyetleri yüksek olan bu tavuklar, kuluçkaya da yatırılabilir.
Bir de «Elberfeld» adlı bir Alman tavuÄŸu vardır ki, aynen dorking’e benzerse de ondan biraz daha küçüktür. Ondan biraz daha az tıknaz, uzun boylu, aynı ÅŸekilde tüylüdür. Sadece ayak parmaklarının dorking’ kiler gibi beÅŸ deÄŸil, dört olmasıyle ayrılır. Hava deÄŸiÅŸimine daha müsait, beslenmesi daha kolaydır. Tavukları da daha çok yumurta verir.

Bresse

Bresse tavuğunu, Leghorn ve Andalouse cinsinden şekil bakımından ayırmaya pek imkân yoktur. Gövde büyüklükleri de hemen hemen aynıdır. Bu .ırkın üç türü vardır: Siyah, kır ve beyaz. Bunların
içinden siyah breÅŸ, iskelet bakımından biraz daha ince kemikli ve küçüktür. Kır Bresse hava deÄŸiÅŸimine karşı, öbür ikisinden daha dayanıklıdır. Daha çok yumurta verir ve kuluçkaya elveriÅŸlidir. Siyah Bresse ise, et bakımından en yüksek kalitede olanıdır. Bütün Bresse’lerin yumurtaları 60 - 65 gram ağırlığmdadır. Senede 150 -160 yumurta verirler.

Hacıkadın veya Fleche

Bir rivayete göre bu ırkın çıkış yeri Türkiye’de Sinop ve civarıdır. Fakat bunu tam olarak ispatlayacak bir vesika maalesef mevcut deÄŸildir. Buna karşılık yabancı tavukçuluk kitaplarının hepsi, bu ırkın Fransa’daki Fleche kasabasından çıktığını iddia etmektedirler. Bu ırk senelerce önce memleketimizden Fransa’ya götürülmüş ve oradan da dünyaya ya» yılmış olabilir.
Hacıkadın ÅŸekil ve cüsse bakımından İspanyol tavuklarına benzer. İbiÄŸi, etin cinsi bakımından da «Crevecoeur» tavuÄŸuyle akraba sayılır. Ama tüyleri vücuduna iyice yapışmış gibi olduÄŸundan daha iri ve uzun görünür. Omuzları ayrık ve çıkık ise de göğüs pek sarkık deÄŸildir. Kalçaları uzun ve kalındır. Dört tane. olan parmakları da uzun ve kalındır. Başı ve gagası iridir. Kulakçıklar oval ve beyazdır. Yanaklar kırmızı ve çıplaktır. Sakalları büyüktür. Asıl özelliÄŸi ibiÄŸin, başın ön tarafına dikilmiÅŸ ve birbirinden ayrı iki boynuz ÅŸeklinde oluÅŸudur. Başın ortasında arkaya doÄŸru bir tutam ufak tüy bulunur. Tüyler boyun, sırt, kanat ve kuyrukta yeÅŸil pırıltılı olmak üzere düz siyahtır. Horozun kuyruÄŸu ‘muntazam kıvrımlı ve dikey durmak üzere güzel bir sorguç meydana getirir.
Mısır, arpa veya hamur ile semirtilmeye elverişli olan hacıkadın tavuklarının eti çok lezzetlidir. Serbest iklime ve yiyeceği bol olmayan yerlere pek alışamadığı gibi, iyi beslenmezse soğuğa ve rutubete de pek dayanamaz. Bir yılda, her biri 75 gram ağırlığında ortalama 140 yumurta verir. Kuluçka kabiliyeti pek yoktur.
Hacıkadın ırkının bir türü de «Man tavuÄŸu» dur. Aralarındaki baÅŸlıca fark man’ın ibiÄŸinin düz ve daha büyük oluÅŸuyle, başındaki tepeliÄŸe benzer ÅŸeyin bulunmayışıdır. Yumurtası daha küçük ve daha azdır.

TAVUK CİNSLERİ

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

Türkiyede yerli ve dışarıdan sokulup üretEmiÅŸ birçok tavuk cinsi vardır. Yerli tavuklardan «hacıkadın», «denizli», «sarı tepeli», Ankaranın «cebeci», «gerze» cinsleri meÅŸhurdur. Hacıkadm cinsi daha ziyade Karadeniz bölgesinde bulunur. İyi yumurtlayan ve eti pek makbul olan tavuklardandır. Gerze tavukla rı küçük ve siyan renklidir. Denizli horozları ötüşleriyle ün salmıştır. Yarım dakika kadar ötenleri vardır. Yurdumuzda en çok görülen yabancı cins tavuk «legohrn» cinsidir. Aslı İtalya’nın Livorno ÅŸehrinden gelir. «Rodayland» (Rode İsland) veya kısalmış ismiyle «Rot» kırmızı renkli, iri bir tavuktur. Yurdu Amerikadır. Eti için beslenir. «Brahma» veya öbür adiyle «paçalı tavuk», (Coehirri (KoÅŸin» de iyi et veren tavuklardır. «ispenç» tavukları da minyatürlük-leriyle aÅŸağı yukarı süs tavukları sayılabilir.

Leghorn:

Aslen bir İtalyan tavuÄŸudur. 1835 yılında İtalya’nın Livorno ÅŸehrinden alınıp Amerika’ya götürülüp orada ıslah edilmiÅŸtir. Bugün leghorn’un esmer, kırmızı, altın rengi, beyaz, siyah, siyahlı kırlı, kırmızı parçalı türleri vardır. Orta boy bir tavuk ise de beyazı en büyük, siyahı en küçük olanıdır. Leghorn’un en büyük özelliÄŸi hava deÄŸiÅŸmelerine karşı dayanıklı ve iyi yumurta veren bir tavuk olmasıdır. Ne,kadar iyi bakılırsa bakılsın kolay semiremeyen bu cins, zamanla kuluçka olmak hassasını kaybettiÄŸinden nadiren kuluçkaya yatar. Buna mukabil yılda her biri 55-58 gram v ağırlığında 200-250 yumurta verir.

Andalouse:

Aslen Güney İspanya’ dan alınıp üretilmiÅŸ bir tavuk çeÅŸididir. Bugün daha ziyade İngiltere’ de aslen ıslah edilip yetiÅŸtirilen bu cinsin bir tek türü vardır. O da mavidir.
Andalouse tavukları biraz daha büyük ve yüksek olmasına raÄŸmen leghorn tavuklarına benzer. Onları birbirlerinden ayıran baÅŸka bir nokta da leghorn’un muhtelif renklerde olmasına karşılık, Andalouse tavuÄŸunun tüylerinin düz ve arduaz renginde mavi benekli oluÅŸudur. Bu tavuk da hava deÄŸiÅŸmesine karşı dayanıklıdır. Leghorn kadar olmasa bile ona yakın yumurta verir ve yumurtaları onunkilerden iridir, (ortalama 65-70 gram). Bu tavuk da kuluçkaya oturmaya hevesi olmadığından, genellikle sun’î olarak üretilir. Bu ÅŸekilde mavi Andalouse civcivleriyle, tüyleri hemen bütün bütün beyaz yavrular elde edilir.

Minorka:

Bu tavuk ırkı, Akdeniz’ deki kendi adını taşıyan adadan gelmiÅŸtir. Bu tavukları Andalouse cinsinden ayıran fark, horoz ve tavuklarda ifrat derecede büyük bükülmüş ve sarkmış bir ibiÄŸin bulunmasıdır. Bu ibik gaganın üzerinde bir kavis meydana getirir. İbikteki kertikler ve tepecikler fazla uzundur. Arka çıkıntısı ise geniÅŸ ve başın arkasına doÄŸru ilerlemiÅŸ bir haldedir.
Tavuk cinsleri içinde en büyük ibik minorka’dadır. Bu horozların sakalları kırmızı ve uzundur. Göğüs ve karınları geniÅŸtir. Tamamen beyaz veya tamamen siyah iki türü vardır. Özellikleri, Andalouse tavuÄŸunun aynıdır. İyi bir lüks hayvanı olmasına raÄŸmen, açık yerlerde daha iyi geliÅŸir ve daha çok yumurta verir. Yılda 70 gram ağırlığında 150 -170 yumurta verir.

AMERİKA BILDIRCINI

Salı, Eylül 25th, 2007

Avcıların Sevgilileri: Bıldırcınlar ve Keklikler

(Colinus virginianus)

«Amerika bıldırcını», sırtı kızıl kahverengi üzerinde siyah benekli, çizgili ve sarı kenarlıdır, karnı beyazımsı bir sarı üzerinde uzunlamasına kızıl kahverengi çizgili ve enine siyah ondülelidir. Dişisi daha soluk renklerinden ve alnı ile gerdanındaki sarılıklardan ayırt edilir. Bu türün uzunluğu 25 santim kadardır.
Bu kus, ekinlere verdiği zarara karşılık, böcekleri ve yabani ot tohumlarını yemesiyle çiftçinin imdadına yetişir. Sözün kısası, Amerika bıldırcını çiftçinin dostudur. Fakat eti pek lezzetli olduğundan avcılar tarafından çok avlanır. Amerika bıldırcınlarının tek düşmanı insanoğlu değüdir. Çok kere tilkilerin, kokarcalarm, gelinciklerin, atmacaların ve kulaklı baykuşların da kurbanı olur. Yılanlar Amerika bıldırcınlarını öldürdükten sonra bütün olarak yutarlar. Amerika bıldırcınlarının, düşmanlarından emniyette olamamasının bir sebebi, çoğu zaman yerde yaşaması ve ender olarak havalanmasıdır. Fakat çok sayıda yumurta yumurtlaması uğradığı kayıpları bir dereceye kadar karşılar.
Bu kus göçücü değildir. Kışm bulunduğu kuşaklarda soğuktan ve yiyecek kıtlığından çok sıkıntı çeker. Amerika bıldırcını genellikle tek eşlidir. Dişisi kazaya uğrayan erkek, Amerika bıldırcınının yavrulara büyüyünceye kadar baktığı çok görülmüştür. Dişi, yuvasını, bir ot kümesinin içine gizlemekte ve on beş, on altı kadar beyaz yumurta yumurtlamaktadır. (Bir bıldırcın çifti bir yılda iki, üç kuluçka yetiştirebilmektedir.) Civcivler yumurtadan pek ufak çıkmakta iseler de, bu ailenin bütün yavruları gibi havla örtülüdürler ve kabuktan kurtulur kurtulmaz annelerinin arkası sıra dolaşmaya başlamaktadırlar,
Amerika bıldırcınları üreme mevsiminin dışında arkadaş canlısı kuşlardır. Birleşerek sürüler ve konvoylar meydana getirirler. Grubun üyeleri geceleyin yerde daire şeklinde tünemekte. bu arada gagaları dışarı, kuyrukları ise içeriye dönük olmaktadır. Böylece bir düşmanın yaklaştığın; duyar duymaz mermi gibi havaya atılmaya hazırdırlar.
«Adi Avrupa bıldırcını veya göçücü bıldırcın (Cotumis coturnbc), bu ailenin tek tuk birkaç göçücü kuÅŸundan bir tanesidir Avrupa bıldırcınına Avrupa’da 60 derece kuzey enleminin güneyinde çok rastlanır. Göç eylülde baÅŸiar. Eylül ayında Akdeniz kıyısındaki kırlar, özellikle Türkiye, Güney İspanya ve ispanya kırları, Karadeniz ve Hazar Denizi çevresi, ayrıca Japon ve Cin denizleri kıyıları bu bıldırcınla kay. naÅŸir. Adi Avrupa bıldırcını Amerikalı akrabasından ufak olup ortalama 18-20 santim uzunluÄŸundadır. Rengi daha çok kahverengiyle siyah olmak.a beraber, yer yer beyaz veya sarı çizgileri vardır. Bu donuk renkli kuÅŸlar göçlerinde İtalya’dan ve baÅŸka Akdeniz memleketlerinden geçerken etleri için aÄŸlarla kitle halinde tuzaÄŸa düşürülürler.
«Avrupa kekliÄŸi» (Perdix perdix), çok hızlı uçar ve gürültülü ÅŸekilde kanat çırparak havalanır. Bu kekliÄŸin kahverengimsi başında uzunlamasına sarı, gri renkli sırtında ise enine pas kızılı çizgiler dikkati çeker. KuyruÄŸu kestane rengidir. UzunluÄŸu 25-26 santim kadardır. Avrupa pekliÄŸi Orta ile Kuzey Avrupa’da, Kuzey İtalya ile Kuzey İspanya’da, Türkiye’de, Ön Asya’da bulunur. Asya’da çok benzer bir türe yerini bırakır. Genel olarak yerli kuÅŸtur.

ÇAÇALAKA (Ortalis vetuia)

Salı, Eylül 25th, 2007

Balta girmemiÅŸ ormanların en yaygın, en gürültücü ve en ufak aÄŸaç-tavukları olan çaçalaka’lar, isimlerini kulaÄŸa bu ÅŸekilde gelen seslerinden alırlar. Çok kere yüksek tüneklerden bu küçük yaratıklar koro halinde haykırırlar.
BirleÅŸik Amerika’nın Texas eyaleti ile Orta Amerika’da Nikaragua ülkesi arasında yaÅŸayan «âdi çaçalaka», yaklaşık olarak piliç iriliÄŸindeki uzun kuyruklu çaçalaka’ların tipik bir örneÄŸidir. Bu okusun sırtı turuncumsu bir zeytunî, karnı tunç sarışıdır. Kısa bir siyah gagası, uzun ve ince bacakları vardır. Gerdanı bir çift çıplak kızılımsı çizgiyle çerçevelenmiÅŸtir. Beyazımsı uçlu kuyruÄŸu yuvarlağımsıdır.
Çaçalaka’lar orman kıyısında veya akarsuları çevreleyen çalıların arasında yaÅŸarlar. Etrafa göz attıktan sonra alçak çalıların altına dalmak âdetlerinden dolayı görülmeleri kolay deÄŸildir.
Meksika’da bazı kimselerin arkalan sıra dolaÅŸan ve geceleyin bu insanların kulübelerinin kapısının yanına tüneyen evcil çaçalaka’ları vardır

GUAN

Salı, Eylül 25th, 2007

Güney DoÄŸu Kolombiya’da, tropikal ormanlarında dolaÅŸan tabiat bilginleri, beyaz taçlı ötücü guan’la sık sık karşılaÅŸmışlardı. Bu aÄŸaç-tavuÄŸu, yabancıları tetkik etmek üzere orman aÄŸaçlarının tepesinden alt dallara sıçrayıp duruyordu. Bu arada kümeslerdeki civcivlerinkine çok benzeyen dokunaklı bir «cık-cık» sesi çıkarıyordu.

Güney Amerika’nın kuzeyinde yaÅŸayan bu tür, Orta ile Güney Amerika guan’larının tipik bir üyesidir. Yaklaşık olarak 70-72 santim uzunluÄŸundadır. Sırtı parlak bir yeÅŸil, başının tepesi, ensesi ve tacı beyaz, çıplak gerdanı grimsi bir mavidir. Omuzlârıyla göğsü beyaz beneklidir. Büyük kanat tüylerini örten özel tüyler kar gibi beyaz enli bir ÅŸerit meydana getirirler.
Aynı tabiat bilginleri 1200 metre yükseklerde bu ormanların yabancısı olması gereken gerdanı sarkıntılı guan’a (Aburria aburri) rastlamışlardı.
Bu ilginç aÄŸaç - tavukları aÄŸaçların tepesinde çoÄŸu zaman çift olarak sessizce ilerliyorlar ve böğürtlenimsi yemiÅŸlerle gizli gizli karınlarını doyuruyorlardı. Bu guan’m sırtı parlak yeÅŸildir. Belirli bir tacı, ve uzun, enli bir kuyruÄŸu vardır. Dış kanat tüyleri sert kavisli ve telimsidir. Bu guan, adını, gerdanından sarkan 5 santim uzunluÄŸundaki ince sarı etten alır.

HOKKO (Crax alector)

Salı, Eylül 25th, 2007

Güney Amerika ormanlarında en çok duyulan seslerden biri kıvırcık tepeli «hokko» nun salıverdiği gürültülü çığlıktır. Bu hokko evcil hindi iriliğinde siyahımsı bir kuştur. Karnı beyaz, gagasının kaidesi mercan rengindedir. Başının üzerinde, uzun ve kıvrık tüylerden meydana gelmiş garip görünüşlü bir tacı vardır.
60 kadar çeÅŸidi olan hokko’lar, vakitlerinin en büyük kısmını aÄŸaçların tepesinde çift olarak geçirirlerse de, karınlarını doyurmak için günün sıcak saatlerinde mutlaka yere inerler. Tabiat bilginleri bir keresinde boÅŸ bir ÅŸiÅŸenin boynunun üzerinden üflemek suretiyle hokko çığlığını taklit etmiÅŸlerdi. Karınlarım doyurmakta olan hokko’lar bu sese kanarak tabiat bilginlerinin bulunduÄŸu yöne doÄŸru ilerlediler. Ağır ağır hareket etmekte, arada yerden bir ÅŸey alıp yemekte, sonra baÅŸlarını kaldırıp etraflarına bakınmakta, bir yandan da tabiat bilginlerinin çığlığına cevap vermekteydiler.
Bazı hokko’lar miÄŸferlidir. Böylelerinin alnında yaprak veya buna benzer biçimlerde bir baÅŸlık bulunur. Bu hokkolardan biri olan «baladur kuÅŸu» nun (Pauxi) iri bir baladur aÄŸacı cevizine (bir nevi Amerikan fıstığı) benzer bir miÄŸferi vardır. Bu hokko Venezuela ile Peru arasındaki Andlar’da yaÅŸar.
Hokko’lar güvercin eti kadar yumuÅŸak ve aÅŸağı yukarı hindi lezzetindeki etleri için Güney Amerika’ da çok avlanırlar. Kızılderililer bu kuÅŸların uzun kuyruk tüylerinden yelpaze yaparlar.
Hemen bütün kızılderili köylerinde rastlanan evcil hokko’lar ormandan alınıp getirilmiÅŸ yumurtalardan çıkmadır. Bu hokko’lar yerli köylerinde kümes hayvanları gibi yaÅŸamakta ve sokaklarda insanlardan korkmadan serbestçe dolaÅŸmaktadır.

HOKKO’LAR, GUAN’LAR ve ÇAÇALAKA’LAR

Salı, Eylül 25th, 2007

HOKKO’LAR, GUAN’LAR ve ÇAÇALAKA’LAR

TROPİKAL Amerika’nın ormanları «aÄŸaç - tavuÄŸugiller» denilen bir baÅŸka tavuksu kuÅŸ grubunun yurdurur. Otuz beÅŸ türünden yalnız bir tanesi BirleÅŸik Amerika kadar kuzeye çıkar. Bu kuÅŸlarla Avustralya’nın iri - ayaklıgilleri arasında hafif bir benzerlik vardır. Fakat bilimsel aile adı «Cracidae» olan bu Yeni Dünya kuÅŸları akrabalarının çoÄŸu gibi yerde yaÅŸayacak yerde, aÄŸaçlarda barınmayı tercih ederler.
Ağaç - tavukları yuvalarını çalıların arasında veya ağaçların üzerinde değneklerden, otlardan ve yapraklardan bina ederler. 2-5. pürüzlü kabuklu yumurta yumurtlarlar. Civcivler yumurtadan çıkar çıkmaz koşmaya başlarlar. Havları dökülür dökülmez, yerine, büyüklerininkinden farksız tüyleri yetişir. Erkek ve dişi kuşların rengi aynıdır.
AÄŸaç - tavukları’nı evcillevtirmek çabaları netice vermemiÅŸtir. Öyle iken bazı türleri esaret hayatında üretilmiÅŸ ve yavruları büyütülmüştür, fakat bunlar da bir, iki nesillik esaret hayatından sonra kısırlaÅŸmışlardır.
Tabiat bilginleri insanların bulunduÄŸu bölgelerde pek ender olarak yabani hokkolara ve guan’lara rastlamışlardır. Bu ürkek aÄŸaç-tavukları belli ki insanlara ısmamamıştır. Aksine balta girmemiÅŸ ormanlarda en yaygın kuÅŸlar onlardır. Orta ile Güney Amerika ormanları en uygun ÅŸartlar altında çok sayıda aÄŸaç-tavuÄŸu barındırmaktadır. Bu ailenin üyeleri tomurcuklar, yapraklar, meyvalar, böcekler, yumuÅŸakçalar ve
benzeri ÅŸeylerle beslenirler.
Bir tabiat bilgini grubu 1941′in kurak mevsiminde Güney-DoÄŸu Kolombiya’da Makarena ormanlarında otuz yedi ötücü guan’ın (Pipile cumanensis), bir aÄŸaçtan ötekine fırlamak suretiyle on dakikanın içinde küçük bir orman nehrinin üzerinden uçarak geçtiklerini görmüştü.

İRİ - AYAKLIGİLLER veya öbür adlarıyla ÇENGEL TAVUKLARI

Salı, Eylül 25th, 2007

İRİ-AYAKLIGİLLER» veya öbür adlarıyla «megapodlar» veya «çengel tavukları», Avustralya’ nın tropikal kuÅŸağıyla DoÄŸu Hint adalarının ürkek tavuksu kuÅŸlarıdır. Bu orta irilikteki kuÅŸlar kuluçkanın uzmanı kesilmiÅŸlerdir. Bazen güneÅŸten, baÅŸka defalar ayrışan maddelerin salıverdiÄŸi ısıdan, ya da volkanik kumların sıcaklığından faydalanırlar. BaÅŸka hiç bir kuÅŸ bu usulün sırrına erememiÅŸtir.
Yumurtalarını barındırmak için kazıp bir araya topladıkları muazzam toprak ve döküntü yığınlarım görünce, bu kuÅŸların güçlü bacaklarıyla tırnaklarının faydası anlaşılır. Böyle bir yapı ilk yapıldığı yıl pek o kadar büyük deÄŸildir: 60 santim yüksekliÄŸinde ve dibinde 1,5 metre eninde olabilir. Fakat birçok kuÅŸaklara hizmet etmiÅŸ bulunan 4-5 m. boyunda ve 10 -12 metre eninde olanlarına da rastlanmıştır. Sadece 180 santim boyunda ve 12 metre çapında olan bir yuvanın on iki ton topraktan meydana geldiÄŸi hesaplanmıştır. Bu gibi iri ayaklıgil yuvalan Avustralya’da yanlışlıkla yerli mezarı zannedilmiÅŸtir.
Tabiat bilginleri, tepenin yapısındaki bitkisel maddelerin, sürümek suretiyle kabuğu pürüzlü kahverengi yumurtaları ısıttığını tahmin etmektedirler. Civcivler yumurtadan kırk günde çıkarlar. Solomon adalarındaki iri ayaklıgiller, yumurtalarını, arzın yüzeyinin altından gelen ısıyla ısınan volkanik kumların içine yumurtlarlar. Yavru iri ayaklıgiller yumurtadan çıkar çıkmaz uçabilirler ve büyükleri tarafından terk edildiklerinden başlarının çaresine bakmak zorunda kalırlar. Yetişkin kuşların başları ile boyunlarının etrafında epey bir miktar çıplak deri vardır. Bazılarının boynunda sarkık deriler de bulunur. Başın etrafındaki bu çıplak kısımlar üreme mevsiminde parlak rertklere bürünürler.
Bilimsel aile adı, «Megapodiidae» olan iri ayaklıgiller, en fazla Yeni Gine ile Avustralya’da kalabalıktır.
lar. Bilinen yirmi türlerinden on birine buralarda rastlanmıştır. Kuzeyde Filipinlere kadar olan adalarda iri-ayaklıgiller bulunur.
İri - ayaklıgiller’in uçuÅŸu ağır ve uyuÅŸuktur. Yerden gürültüyle havalanır ve az ötedeki bir tüneÄŸe kadar kanat çırpar, sonra gizlenmek üzere tekrar yere inerler. Yeni Gine’de iri - ayaklıgilleri inceleyen tabiat bilginleri, bir tüfeÄŸin ateÅŸlenmesi gibi bir gürültüyle ürkütülmedikleri takdirde kolay kolay havalanmadıklarını görmüşlerdir.
İri - ayaklıgil türlerinden «kahverengi kıçlı megapod» (Aepypodius arfakianus), kuyruğunun üstünde kahverengilik olan siyahımsı bir kuştur. Uzun ve güçlü bacakları, bal renginde gözleri, gri ve elma yeşili renklerinde yüzü, şarap renginde ibiği ve boyun etleri vardır. Başka iri-ayaklıgil türlerinden sırtı kahverengi, karnı ise gri renkte olan «çengel tavuğu» (Megapodius duperreyi) üzerinde durulmaya değer.

HOAZİN veya TEPELİ TAVUK

Salı, Eylül 25th, 2007

HOAZİN veya öbür adıyla «tepeli tavuk» veya »kokulu sülün» (Opisthocomus hoazin), Güney Amerika’da yaÅŸar. YetiÅŸkin olanlarının, bu kuÅŸa İngiliz Güyam’nda «kokulu sülün» denilmesine sebep olan tatsız bir kokusu vardır. Hoazin’in bir baÅŸka garip özelliÄŸi de kuÅŸlarda pek ender bir ÅŸey olan kirpiklerinin olmasıdır. Tabiat bilginleri hoazin’i tavuksulardan sayarlarsa da bir baÅŸka teoriye göre gugukgiller ve muzcullarla uzaktan akrabadır. 62 santim uzunluÄŸundaki hoazin’in ufak bir kafası, ince bir vücudu ve uzun bir kuyruÄŸu vardır. Sırtı zeytuni kahve üzerinde beyaz yolludur, göğsü ise sarımsı beyaz veya kızıl kahverengidir.
«Opisthocomidae» ailesinin tek üyesi hoazin veya öbür adıyla tepeli tavuk, tropikal kuşağın tembel akarsu boylarında yaşar. Sık çalıların arasında hoplayarak ilerler, fakat uçması kolay iş değildir, bunu da ancak hızlı kanat çarpmak suretiyle başarır.
Bu kuşun yuvası nehrin üzerine doğru eğilmiş alçak bir ağacın üzerinde derme çatma bir yapıdır. Dişi hoazin bunun içine kırmızı veya mor benekli 3-5 sanmsı yumurta yumurtlar. Civcivler yumurtadan gözleri açık olarak çıkarlar ve kanatlarındaki sürüngenimsi birer tırnak yardımıyla sürünebilirler, Ürkünce suya dalar ve suyun altında yüzerler, sonra da ağacın gövdesine kertenkelevari tırmanarak yuvalarına dönerler.