YABAN HİNDİSİ
Çarşamba, Eylül 26th, 2007KÜMES HAYVANLARININ EN ÖNEMLİLERİNDEN:HİNDİ
HİNDİLER -YABANİLER VE EVCİLLERİ
(Meleagris gallopavo)
«Yaban hindisi», Amerika’nın soyu tükenmeye yüz tutmuÅŸ bir yerlisidir. Bir zamanlar BirleÅŸik Amerika’nın kuzey batısı ile ta Meksika yaylası arasındaki bölgelerde pek boldu. Bununla beraber yaban hindisi 1840′da, en bol bulunduÄŸu New England ile New York bölgelerinde tüketilmiÅŸ bulunuyordu.
Hindiler de harikulade kuşlardır. Erkekleri 904 95 santim boyunda, 100 -110 santim uzunluğunda ve ortalama 10 kilo ağırlığındadır. Siyah kenarlı tüylerinde kahveye, kızıla ve yeşile çalan madenî bir parıltı dikkati çeker. Başındaki ve boynundaki çıplak kısımlar mavi, gerdanındaki sarkık etleri kıpkırmızıdır. Kafası ufak ve çıplak, boynu uzun, bacakarı güçlü, ayakarı iridir. Erkek hindi özellikle flört zamanında geniş kuyruk tüylerini yelpaze gibi açınca pek gösterişli bir hal alır.
BirleÅŸik Amerika’nın bazı bölgelerinde hâlâ tutunan yaban hindisi, kendisine biraz göz açtırılsa soyunu devam ettirecektir. Son derece ürkek bir kuÅŸ olup en ufak bir tehlike belirtisi karsısında büyük hızla kaçmaktadır. Gerekince iyi uçabilir de. Açılmış kanatlarının eni ortalama 100 santimi bulur.
Yabanî baba hindi tıpkı evcilleştirilmiş akrabaları gibi çalımla gezinmesiyle meşhurdur. Dişisi yuvasını kuytu bir köşeye yapar, böylece onu düşmanlarından olduğu kadar, kıskanç eşinden de gizlemeye çalışır. Baba hindi çok eşli olup kalabalık bir harem sahibidir. Üreme mevsiminde rakip erkekleri kaçırmaya çalışmaktan, karnını doyurmaya vakit bulamaz. Sonbaharda kestane ve palamut gibi orman meyvelerinin sayesinde epey semirir. Böcekler de yiyecek listesinde çokça yer tutar.
Yaban hindisi’nin deÄŸiÅŸik çaÄŸrıları vardır: ÇiftleÅŸme mevsimindeki bunların sadece bir tanesidir. Kızılderililer, hindileri avlayabilmek için bu çaÄŸrıları taklit etmenin ustası kesilmiÅŸlerdi. Günümüzdeki avcılar da bu usule baÅŸ vurmakta iseler de, mermilerine hedef olacak yaban hindileri eskisine kıyasla çok azalmıştır.
Düşmanlarının çokluÄŸu sebebiyle yaban hindisi’nin hayat süresi “kısadır: BeÅŸ yılı pek geçmez. DiÅŸi yaban hindisi koyu sarı fon üzerinde hafif benekli bir düzüne kadar yumurta yumurtlar. Yavrular uçmayı öğrenene kadar sayısız düşman yüzünden her an ölüm tehlikesiyle karşı karÅŸjyadırlar. Üstelik rutubetli ve sert havalardan da zarar görürler. DiÅŸi yaban hindisi yavrularının yarısını büyütebildiÄŸi takdirde, ÅŸanslı sayılır.
Hindi ailesinde (Meleagrididae) bir tür daha vardır. «Gözlü hindi» (Agriocharis ocellata) Kosta Rika’yla baÅŸka bazı Orta Amerika ülkelerinin ovalarında yaÅŸar.
Hindinin ilginç tarihçesi:
Bu türlerden ikisi de sülünlerle akraba olup eski bir çaÄŸda Yeni Dünya’ya geçmeyi baÅŸaran gerçek sülünlerin bazı üyelerinin soyundan olabilirler. Meksika’daki Aztekler Kristof Kolomb’un Amerika’lara gelmesinden çok önce hindiyi evcilleÅŸtirmiÅŸlerdi. ÇeÅŸitli evcil cinsler bu kökten çıkmadır. İspanyol fatihleri 16′ncı yüzyılın baÅŸlarında hindileri İspanya’ya götürdüler. Bu kuÅŸ çok sonradan Avrupa’lılar tarafından tekrar Amerika’ya sokuldu.
Bu Yeni Dünya kuÅŸuna, Eski Dünya’da takılan adm aslım araÅŸtırmak da ilginçtir. Gördüğümüz gibi, hindi tamamiyle bir Yeni Dünya kuÅŸudur. Avrupa’dan Amerika’ya götürülen hindiler bile Amerikan hindilerinin soyundan gelmeydi. Ne var ki hindi 16. Yüzyılda Avrupa’da, Afrika’dan Türkiye yoluyla İspanyol topraklarına nakedilen ve «hindi» diye bahsi geçen «beç tavuÄŸu» ile karıştırılıyordu. (Hindi ailesinin bilimsel adı «Meleagrididae» nin aslı da ilginçtir. Yunan efsanesinde Meleager’in kız kardeÅŸleri beç tavuÄŸu ÅŸekline sokulmuÅŸlardı.)