Archive for Eylül, 2007

KAYIN TAVUÄžU

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

(Lyrurus tetrix)

«Kayın tavuğu» veya öbür adıyla «Avrupa kara orman tavuğu» orman horozuyla akraba olmakla beraber, çok daha ufak bir kuştur. 55-60 santim uzunluğundadır. Erkeğinin uzun dış kuyruk tüyleri kıvrıktır: Şekilleri rebaba benzer. Amerika orman tavukları gibi bunların da ortak bir gösteri alanları vardır. Erkek kayın tavuğu rebab biçimli kuyruğunu havaya dikerek, altındaki kar gibi beyaz tüyleri göze serer.

ORMAN HOROZU

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

(Tetrao urogallus)

«Orman tavuÄŸu», 100 -110 santim uzunluÄŸuyla hindi iriliÄŸinde olduÄŸuna göre, orman tavuklarının en irisidir. Avrupa ile Kuzey Asya’nın ormanlarına raÄŸbet eder. İngiltere’de, Danimarka’da, İrlanda’da, Hollanda’ da soyu tükenmiÅŸtir. SeviÅŸme zamanında gösteriÅŸ yapan parlak siyah renkli orman horozu, boynunu uzatırken ve kuyruÄŸunu kaldırıp yayarken garip bir sesle haykırır. Eskiden çok sayıda orman horozu böyle diÅŸilere gösteriÅŸ yapmakla meÅŸgulken vurulurdu, fakat sporculuk anlayışına uymayan bu tip avlar, günümüzde Avrupa memleketlerinde yasak edilmiÅŸtir.

KAR TAVUÄžU

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

Orman tavuÄŸu ailesinin en kuzeysel üyeleri, bazı dillerde «Ptarmigan» denilen kar tavuklarıdır. «Söğüt kar tavuÄŸu» {Lagopus lagopus) ile «kaya kar tavuÄŸu» veya öbür adıyla «daÄŸ kar tavuÄŸu» na (Lagopus mutus) hem Eski, hem de Yeni Dünya’da rastlanır. Hele 35 santim uzunluÄŸunda olan ikincisi, Alpler gibi Orta Avrupa sıradaÄŸlarında çok bulunur.
Kar tavuklarının yazlık tüyleri siyah, kahverengi ve beyazdır, fakat kış yaklaşırken kar gibi beyaz bir urbaya bürünürler. Bu değişiklik, karlı alanlarda tohum ve tomurcuk ararken daha az göze çarpmalarını sağlar. Bacaklarıyla ayakları soğuğa karşı tamamiyle tüylerle örtülüdür. Yiyecek aramak için olduğu kadar, soğuktan korunmak maksadıyla da karın içine girerler. Kar tavukları Eskimolar için değerli bir. yiyecek kaynağıdır.
Büyük Britanya adalarının fundalarla kaplı bataklıklarında yasayan «kızıl orman tavuğu» nun (Lagopus scoticus) garip bir özelliği, bir kar tavuğu olmasına rağmen, tüylerinin kışın beyazlaşmamasıdır.

LADİN TAVUĞU

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

“Budala Tavuklar”

(Canachites canadensis)
«Ladin tavuÄŸu», BirleÅŸik Amerika’ nın kuzeyi ie Kanada’nın karanlık ladin aÄŸacı ormanlarında yaÅŸar. Ender olarak insan gördüğü için, ürkek deÄŸildir. Avcılar sürünün geri kalan kısmını telâşa vermeden bir sürü kuÅŸ vurabilmelerinden dolayı, bu orman tavuÄŸuna bazen «budala tavuk» derer.
Ladin tavuÄŸu’nun erkeÄŸinin tüylerinde siyahlı beyazlı bir renk kompozisyonu göze çarpar. Gözün üzerindeki al renkli bir sarkık et bu kuÅŸa renk verir. DiÅŸisi kahverengimsidir. Bu orman tavuklarının eti ladin iÄŸnesi lezzetinde olduÄŸundan pek aranmaz.

ÇALI TAVUĞU

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

(Centrocercus urophasianus)

«Çalı tavuÄŸu», Amerika çayır tavuklarının en irisidir. BirleÅŸik Amerika’nın, Pasifik Okyanusuna suyunu akıtmayan batı eyaletlerinde yaÅŸar. ErkeÄŸi diÅŸiden çok daha iridir. Erkek çalı tavukları sabah erken, bazen de akÅŸamları ortak gösteri alanlarında toplaÅŸarak çalım satarlar. Kanatlarını aÅŸağı sarkıtır, kuyruklarını ardına kadar açar ve boyunlarmdaki sarı torbaları ÅŸiÅŸirirler. DiÅŸileri etkilemek için bu keselerdeki havayı boÅŸaltırken garip sesler çıkarırlar.
Çalı tavuğu, pek lezzetli olmamakla beraber, kolay bir hedef olduğundan çok avlanır.

Çayır Tavukları

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

Top Gibi Ses Çıkaran

Cayır tavugu ile sivri kuyruklu cayır tavugu (Pedioecetes phasianellus) Kuzey Amerika’nın büyük ovalarında, tarımın onları yurtlarından uzaklaÅŸtırmadığı bölgelerde bulunan benzer iki türdür. Sivri kuyruklu, çalılık veya kumluk alanlara raÄŸbet ettiÄŸinden insanlardan ötekine kıyasla daha az zarar görmüştür.
Erkek çayır tavukları ilkbaharda ortak dans alanlarında toplaşarak top gümbürtüsü gibi garip bir ses çıkarırlar. Bu sesi, boyunlarının yanlarındaki parlak renkli hava keseciklerini şişirmek, sonra da içindeki havayı dışarı püskürtmek suretiyle vücuda getirirler. Top gibi öterken kuyruklarım da yayar ve boyunlarındaki sivri tüyleri şişirirler. Dişiler yaklaşırken, erkeklerin her biri bu gösteride arkadaşlarını mat etmeye çalışır. Çayır tavukları yaklaşık olarak 45 santim uzunluğundadır.

YAKALI ORMAN TAVUÄžU

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

Davul Çalan Kuşlar : Yakalı Orman Tavukları

(Bonasa umbellus)

Bu kuÅŸ orman tavuklarının Yeni Dünya’da en iyi tanınan üyesidir. Kızılderililerin zamanından beri avlana avlana kurnaz ve hilekâr bir kuÅŸ olmuÅŸtur. Güçlü kanatlarıyla «vırr» diye bir ses çıkararak havaya sıçramakta, sonra da aÄŸaçların arasında hızla gözden kaybolmaktadır.
Erkek «yakalı orman tavuğu», ormanda bir kütük seçtikten sonra, bunun etrafında, kuyruğunu ardına kadar açıp ve boynundaki kara yakayı şişirip dolaşmasıyla ün salmıştır. Kanatlarını gözden silinecek kadar hızlı hızlı çırparak dolaşırken, bir dişi elde etmek için vakit vakit boğuk bir davul sesi çıkarır. Yavaşlatılarak oynanan filimler, bu hızlı hızlı çırpılan kanatların hiç bir cisme çarpmadığını ve davul sesinin, havada meydana geleîtı titreşimler tarafından çıkarıldığım ortaya koymuştur.
Yakalı orman tavuğu, yaklaşık olarak 38-40 santim uzunluğundadır. Çetrefil benekli tüyleri, kuşun yaşadığı çalılığın veya ormanın rengine ve gölgelerine uyar. Yakalı orman tavuklarından bazılarının kuyruğu gri, bazılarınınki kestane renklidir. Bu ayrılığın cinsiyetle ve yaşla bir. ilgisi yoktur. Kış gelince yerli kuslardan olan orman tavukarının ayaklarında saçağımsı tüyler ve kıllai biter. Bunlar kuşa kar ayakkabısf vazifesi görürler. Yakalı orman tavuğu bazen geceyi geçirmek üzere yumuşak bir kar yığınının içine dalar. Bu manevranın düşmanlarına yerini belli edecek izer bırakmaması avantajı vardır. Yakalı orman tavuğu böğürtlenle, meyvalarla, goncalarla, büyük baldıran iğneleriyle besenir.
Yakalı orman tavuğu nüfusu, on yılda çok sayıda azalmaktadır. Tabiat bilginleri bunun hastalık sonucu olduğunu zannetmektedirler.

ORMAN TAVUKLARI

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

KUZEYİN AV KUŞLARI:

GERÇEK orman tavukları sülünlerle oldukça yakın akraba «Tetraonidae» ailesini meydana getirirler. Etlerinin lezzeti sebebiyle avcılar tarafından çok aranan orman tavukları, daha çok yerde yaşar ve kuzey enlemlerini tercih ederler. Çoğunluğu orta irilikte, hatta iri, güzel kuşlardır. Uzunlukları cinsine göre 45 santimle 110 santim arasında oynar. Kar tavuğunun dışındakilerin çok eşli olmaları ihtimali kuvvetlidir. Erkekleri aşk danslarını ortak gösteri alanlarında yaparlar. Dişiler de buraya çiftleşmeye gelir, sonra da yuva yapmak üzere gizli bir köşe aramaya giderler. Dişi, yavrularını tek başına büyütür.

AFRİKA TAVUKLARI

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

Eski ÇaÄŸlarda Romalılar Afrika tavugunu veya bazı dillerdeki adıyla «Gine tavuÄŸu» hun etine çok düşkündürler. Yunanlılar ise bu kuÅŸlardan dinsel törenlerde kurbanlık olarak yararlanıyorlardı. Bundan yüzyıllarca sonra Afrika’lı asıllı olan bu kuÅŸlar hindilerle karıştırıldılar. Afrika tavukları yerde hayli faal, fakat uçmaya sıra gelince takatsiz olan tombul kuÅŸlardır. Tüylerinde göze hoÅŸ gelen benekler dikkati çeker. «Numididae» ailesinin en dikkate deÄŸer üyesi akbabamsı «Afrika tavuÄŸu» dur (Acryllium vulturinum). Bu kuÅŸun başının çıplak derisi bazı akbabalarınki gibi canlı renklidir. Beç tavuÄŸu veya «adi Afrika tavuÄŸu» (Numida meleagris) denilen bir baÅŸka tür evcilleÅŸtirilmiÅŸ olmakla beraber, yabanî huylarının birçoÄŸunu muhafaza etmektedir. Batı Hint adalarındaki Jamayka gibi bazı bölgelerde yeniden yabanileÅŸmiÅŸ olup av hayvanı olarak avlanmaktadır. UzunluÄŸu genellikle 55 -60 santim olan Afrika tavuklarının bir de tepelisi (Guttera cristata) vardır.

YABAN HİNDİSİ

Çarşamba, Eylül 26th, 2007

KÜMES HAYVANLARININ EN ÖNEMLİLERİNDEN:HİNDİ

HİNDİLER -YABANİLER VE EVCİLLERİ

(Meleagris gallopavo)

«Yaban hindisi», Amerika’nın soyu tükenmeye yüz tutmuÅŸ bir yerlisidir. Bir zamanlar BirleÅŸik Amerika’nın kuzey batısı ile ta Meksika yaylası arasındaki bölgelerde pek boldu. Bununla beraber yaban hindisi 1840′da, en bol bulunduÄŸu New England ile New York bölgelerinde tüketilmiÅŸ bulunuyordu.
Hindiler de harikulade kuşlardır. Erkekleri 904 95 santim boyunda, 100 -110 santim uzunluğunda ve ortalama 10 kilo ağırlığındadır. Siyah kenarlı tüylerinde kahveye, kızıla ve yeşile çalan madenî bir parıltı dikkati çeker. Başındaki ve boynundaki çıplak kısımlar mavi, gerdanındaki sarkık etleri kıpkırmızıdır. Kafası ufak ve çıplak, boynu uzun, bacakarı güçlü, ayakarı iridir. Erkek hindi özellikle flört zamanında geniş kuyruk tüylerini yelpaze gibi açınca pek gösterişli bir hal alır.
BirleÅŸik Amerika’nın bazı bölgelerinde hâlâ tutunan yaban hindisi, kendisine biraz göz açtırılsa soyunu devam ettirecektir. Son derece ürkek bir kuÅŸ olup en ufak bir tehlike belirtisi karsısında büyük hızla kaçmaktadır. Gerekince iyi uçabilir de. Açılmış kanatlarının eni ortalama 100 santimi bulur.
Yabanî baba hindi tıpkı evcilleştirilmiş akrabaları gibi çalımla gezinmesiyle meşhurdur. Dişisi yuvasını kuytu bir köşeye yapar, böylece onu düşmanlarından olduğu kadar, kıskanç eşinden de gizlemeye çalışır. Baba hindi çok eşli olup kalabalık bir harem sahibidir. Üreme mevsiminde rakip erkekleri kaçırmaya çalışmaktan, karnını doyurmaya vakit bulamaz. Sonbaharda kestane ve palamut gibi orman meyvelerinin sayesinde epey semirir. Böcekler de yiyecek listesinde çokça yer tutar.
Yaban hindisi’nin deÄŸiÅŸik çaÄŸrıları vardır: ÇiftleÅŸme mevsimindeki bunların sadece bir tanesidir. Kızılderililer, hindileri avlayabilmek için bu çaÄŸrıları taklit etmenin ustası kesilmiÅŸlerdi. Günümüzdeki avcılar da bu usule baÅŸ vurmakta iseler de, mermilerine hedef olacak yaban hindileri eskisine kıyasla çok azalmıştır.
Düşmanlarının çokluÄŸu sebebiyle yaban hindisi’nin hayat süresi “kısadır: BeÅŸ yılı pek geçmez. DiÅŸi yaban hindisi koyu sarı fon üzerinde hafif benekli bir düzüne kadar yumurta yumurtlar. Yavrular uçmayı öğrenene kadar sayısız düşman yüzünden her an ölüm tehlikesiyle karşı karÅŸjyadırlar. Üstelik rutubetli ve sert havalardan da zarar görürler. DiÅŸi yaban hindisi yavrularının yarısını büyütebildiÄŸi takdirde, ÅŸanslı sayılır.
Hindi ailesinde (Meleagrididae) bir tür daha vardır. «Gözlü hindi» (Agriocharis ocellata) Kosta Rika’yla baÅŸka bazı Orta Amerika ülkelerinin ovalarında yaÅŸar.

Hindinin ilginç tarihçesi:

Bu türlerden ikisi de sülünlerle akraba olup eski bir çaÄŸda Yeni Dünya’ya geçmeyi baÅŸaran gerçek sülünlerin bazı üyelerinin soyundan olabilirler. Meksika’daki Aztekler Kristof Kolomb’un Amerika’lara gelmesinden çok önce hindiyi evcilleÅŸtirmiÅŸlerdi. ÇeÅŸitli evcil cinsler bu kökten çıkmadır. İspanyol fatihleri 16′ncı yüzyılın baÅŸlarında hindileri İspanya’ya götürdüler. Bu kuÅŸ çok sonradan Avrupa’lılar tarafından tekrar Amerika’ya sokuldu.
Bu Yeni Dünya kuÅŸuna, Eski Dünya’da takılan adm aslım araÅŸtırmak da ilginçtir. Gördüğümüz gibi, hindi tamamiyle bir Yeni Dünya kuÅŸudur. Avrupa’dan Amerika’ya götürülen hindiler bile Amerikan hindilerinin soyundan gelmeydi. Ne var ki hindi 16. Yüzyılda Avrupa’da, Afrika’dan Türkiye yoluyla İspanyol topraklarına nakedilen ve «hindi» diye bahsi geçen «beç tavuÄŸu» ile karıştırılıyordu. (Hindi ailesinin bilimsel adı «Meleagrididae» nin aslı da ilginçtir. Yunan efsanesinde Meleager’in kız kardeÅŸleri beç tavuÄŸu ÅŸekline sokulmuÅŸlardı.)